Güncel

Gözaltına alınan Cumartesi Anneleri: 43 yıldır soruyoruz Hüseyin Morsümbül nerede?

Gözaltında kaybedilen yakınları için Galatasaray Meydanı’na karanfil bırakmak ve açıklama yapmak isteyen Cumartesi Anneleri/İnsanları bu hafta da polis tarafından ablukaya alındıktan sonra kelepçelenerek gözaltına alındı.

Gözaltında kaybedilen ve katledilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle her hafta Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelen Cumartesi Anneleri/İnsanları, eylemlerinin 966’ncı haftasında yine gözaltına alındı.

Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) verdiği “ihlal” kararına rağmen 26 haftadır Galatasaray Meydanı’na girmeleri engellenen Cumartesi Anneleri/İnsanları’nın bu haftaki eylemi, yine Beyoğlu Kaymakamlığı’nın “yasak” kararı gerekçe gösterilerek engellendi. Kararı gerekçe göstererek eyleme izin vermeyen polis, meydan ve meydana çıkan tüm ara sokakları saatler öncesinden bariyerlerle kapattı. Cumartesi Anneleri/İnsanlarını ablukaya alan polis çok sayıda kişiyi kelepçeleyerek gözaltına alındı.

Eylemlerinin 966’ncı haftasına ilişkin yazılı açıklama yapan Cumartesi Anneleri/İnsanları, “966 haftadır uluslararası hukukta insanlığa karşı suç olarak tanımlanan gözaltında kaybetmeleri, bu suçun işlenmesine imkan yaratan cezasızlık politikalarını ve inkar edilen gerçekleri anlatıyoruz” dedi.

Yeni ihlallerle karşı karşıya kalıyoruz

Açıklamada 25 haftadır her Cumartesi gerçekleşen polis saldırısı ve gözaltılara dikkat çeken Cumartesi Anneleri, “İstiklal Caddesi’nde adeta OHAL ilan ediliyor. Tüm hukuki güvencelerimiz askıya alınıyor. Anayasa Mahkemesi’nin hükme bağladığı hakkımızı kullanmamız Beyoğlu Kaymakamlığı’nın yasağı ve polis zoruyla engelleniyor. Yeni ihlallerle karşı karşıya kalıyoruz.

Tüm baskılara rağmen, adalet ve hakikat talebimizin temelini oluşturan hafızada yer alsın diye Hüseyin Morsümbül dosyasını kamuoyu ile paylaşıyoruz” ifadelerini kaydetti.

Hüseyin Morsümbül nerede?

12 Eylül askeri darbesinin ardından 18 Eylül 1980 akşamı Bingöl’deki aile evine yapılan asker ve polis baskını sonucu gözaltına alınan ve kendisinden bir daha haber alınmayan Hüseyin Morsümbül’ün akıbetini ve faillerini soran Cumartesi Anneleri/İnsanlarının açıklaması şöyle devam etti:

“12 Eylül askeri darbesinin ardından 18 Eylül 1980 akşamı Morsümbül ailesinin Bingöl’deki evi asker ve polisler tarafından basıldı. Bingöl Lisesi’nde öğrenci olan çocukları Hüseyin gözaltına alındı. “Oğlumu nereye götürüyorsunuz” diyen annesine, “İfadesi alınacak, kısa bir süre sonra gelir” denildi.

Hüseyin gelmeyince ailesi Bingöl Askeri Tugay Komutanlığına gitti. Ancak kendilerine “Bizde yok” cevabı verildi. Aile arayışını sürdürünce Hüseyin’in yüksek güvenlik önlemleri ile korunan taburdan kaçtığı söylendi. Hüseyin’den bir daha haber alınamadı. Fatma ve Hanefi Morsümbül askeri savcılığa giderek sorumlular hakkında şikayetçi oldu. Ama Hüseyin’in kaybedilmesiyle ilgili hiçbir işlem yapılmadı.

Ailenin başvurusu üzerine İHD avukatları yıllar sonra girişimlerde bulundu. 2011 yılında Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığı yeni bir soruşturma başlattı. Hüseyin Morsümbül’ün gözaltında kaybedildiği dönem görevli dokuz personelin listesi, adresleri ve irtibat bilgileri savcılığa ulaştı.

Soruşturma kapsamında savcıya ifade veren dönemin Bingöl İl Merkez Jandarma Bölük Komutanı Durmuş Coşkun Kıvrak, olay tarihinde izinli olduğunu, izin dönüşü masasına isimsiz bir ihbar mektubu bırakıldığını, mektupta Hüseyin Morsümbül’ün gözaltında astsubaylarca dövülerek öldürüldükten sonra alay komutanı ve astsubaylar tarafından arabaya konularak götürüldüğünün yazılı olduğunu söyledi.

Ancak Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmayı derinleştirme görevini yerine getirmedi. Olayın üzerinden uzun zaman geçmesi nedeniyle dava açmayı gerektirecek yeterli delil elde edilemeyeceği gerekçesiyle ‘ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar’ verdi. 20 Ekim 2015 tarihinde bu karar için Bingöl Sulh Ceza Hakimliği’ne yapılan itiraz ise henüz sonuçlanmadı

966. haftamızda bir kez daha Hüseyin Morsümbül için adalet istiyoruz. Savcılık dosyasında isimleri yazılı şüphelilerin yargılanmalarını ve hakkaniyete uygun bir biçimde cezalandırılmalarını istiyoruz.

Kaç yıl geçerse geçsin Hüseyin Morsümbül için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten, devletin hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan ve kayıplarımızla buluşma mekanımız olan Galatasaray’dan vazgeçmeyeceğiz.”

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu