GüncelMakaleler

DENGE AZADÎ | Rojên “Awarte”ye Karşı Berteka Newrozê, Yani Newroz Reaksiyonu

2021 Newroz’unun bir diğer farklılığı oldukça genç olmasıdır. Newroz alanlarına akan kitlenin genç ve kadın ağırlıklı olduğunu söyleyebiliriz.

Kürtçe’de rojên “awarte” (istisna ya da olağanüstü) günler olarak tanımlanan bir kelimenin yaşamsal faaliyeti bir toplumunda süreklileşebilir mi? Olağanüstü yaşamı ifade eden bu kavramın süreklileşmesi, kavramın anlamını yitirmesine neden olmaz mı? Ya da bir toplumun politik ve toplumsal atmosferi hangi koşullarda bu kavramı kullanmaya muhtaç olur?

Veyahut her “Allah’ın” günü bir toplum bu kavram üzerine Rojbaş yapabilir mi?  Bu vb. sorularla çeşitli konular üzerinden bu kavrama dair bir dizi şey söyleyebiliriz. Ya da istediğimiz noktadan herhangi bir toplumun gündemine dair istisnai durumları değerlendirebiliriz.

Soruları istediğimiz konularda genişletmeyi ve o alanlara yoğunlaşmayı çok fazla düşünmeye yer bırakmadan 2021 Newroz sürecine gelelim. Bu sorularla beraber ülkenin en hassas gündemlerinden biri olan ve bütün gündemlerin sağından-solundan bir yanıyla temas ettiği Kürtler ve toplumsal reaksiyona değinelim.

Kısaca belirtmek gerekirse Newroz; tarihsel, kültürel, mitolojik anlamıyla ezilen Ortadoğu halkları nezdinde mücadele ve üretimi sembolize etmenin yanında gelinen aşamada Kürt halkının dört parçada serhıldan ve özgürlük direnişiyle ayrı bir noktada harmanlanmakta ve her geçen gün bu anlamı yenilemektedir.

Bu minvalde olağanüstü siyasal, toplumsal ve politik atmosferde her dönem kendi iç özgünlüklerine göre şekillenmekte ve karşımıza daimi istisnai süreçler koymaktadır. Bunlardan biri de her zaman anlam bütünlüğüne paralel gelişen Newroz süreçleri olmuştur.

Yukarıda belirttiğimiz rojên awarte yani olağanüstü günlerin kendisini özelde Kürt halkı üzerinde olmakla beraber bu topraklarda yaşayan bütün halkların ve kimliklerin daimi yaşadığı rutin bir yaşam biçimi olmuştur. Aynı zamanda bu tablo, devlet ve iktidar olgusunun yaşam fonksiyonu halindedir. Ama bu kavram akan zaman perdesinde var olan mücadele dinamizmi ve gerçekleşen saldırı boyutuyla özgünlüğünü sürdürmektedir. Yani en basitinden şöyle Newroz’u rehber alarak 90’lardan 2021’e bakmak yeterlidir.

Ya da tarihin tekerrürüne dem vurarak HDP kapatma davsına veyahut bu halkın üzerinde eksik olmayan devletin katliam, gözaltı, işgal ve tutuklama “sopasına” bakalım. Dışarıdan bakan biri için garip gelen bu hadiseler dizisi bir halkın günlük rutin yaşam biçimi, yani “Rojbaş”ıdır.

Siyasal darbe ve soykırım temelinde gerçekleşen operasyonlar, gözaltılar ve tutuklamaların her gün ısrarla gerçekleşmesine karşı berteka Newrozê yani Kürt halkı ve diğer ezilenlerin Newroz alanlarında gösterdiği reaksiyon; rojên awartenin daimi olmasının, kavram içeriğinde bir değişimin ifade etmediğinin altını bir kez daha çizdi.

Belli dönemlerde devlet ve iktidarlarının milyonların iradesini gasp etme eğilimiyle şekillendirdiği ve kendi anayasal hukukuna aykırı davranarak bir partiyi kapatmaya çalışmaları ve bunu şimdiye kadar kurulan her Kürt partisinde sınamaları da bir yanıyla olağanüstü tabloyu olağanlaştırmanın çabasıdır.

Ama 2021 Newroz’una akan insan seli ve AKP-MHP iktidarına karşı öne çıkan halk mesajları bunu boşa çıkaran önemli bir reaksiyon oldu.

2021 Newroz’unun Öne Çıkan Yönleri

Son beş yıldan fazla bir süredir OHAL ve KHK’lar ile iktidar sarayına ekmek götürmeye çalışan hükümetin aslında temel eğilimlerinden biri de olağanüstü politikaları bir toplumun üzerinde normalleştirmeye çalışmasıdır.

Yani toplumsal yaşamın her alanında uyguladıkları baskı ve zorbalığı yaşamın rutini haline getirerek öteki sesleri bertaraf etmeye çalışmaktadırlar. Bunu da istisnai-rojên awarte diyeceğimiz süreçleri daimi kılarak yapmaktadırlar. Bu minvalde Newroz sürecinde gelişen, HDP kapatma davası, Gergerlioğlu’nun milletvekilliğinin düşürülmesi, İstanbul Sözleşmesi, işten çıkarmalar ve hak gasplarının artması başta olmak üzere bir dizi saldırının ortaya çıkması; son 5 yıldan fazla bir süredir gelişen siyasal ve politik olağanüstü tablodan bağımsız değildir. Ve buraya daha bir dizi günlük yaşamın bir parçası olan saldırıları ekleyebiliriz.

2021 Newroz’unu diğerlerinden farklı kılan nedenler vardır elbette. Bunlardan birincisi pandemi sürecidir. Geçtiğimiz sene bu gerekçeyle Newroz kutlamaları yapılmamıştı. Bu ise Ortadoğu’da, dört parça Kürdistan’da, Türkiye’nin batısında ve Batı Avrupa’da kitleler alanlara aktılar.

Gerek pandemi sürecinin getirdiği kısıtlamalar ve yasaklar ve gerekse de rejimlerin baskıcı faşist politikalarına karşı bir kez daha isyana duruldu, tepki gösterildi.

2021 Newroz’unu geçmiş Newrozlardan farklı kılan bir diğer neden ise Garê Zaferi’nin başta Kürt halkı olmak üzere dostlarında yarattığı moral ve motivasyondur. Bunun tam karşısında ise TC rejiminin Garê’de yaşadığı hezimet vardır. Bu hezimetin etkisi Türk hakim sınıf klikleri arasında yaşanan gelişmelerde rahatlıkla görülür. Bu etki nedeniyle hakim sınıflar eskisi gibi çok rahat Kürt düşmanlığında, “Yenikapı” ruhunda buluşamamışlardır.

Geçmişte olduğu gibi şovenizm ileriye sürülerek hakim sınıflar yekpare sıraya dizilmemiştir. Bu rejim nezdinde çatlağın ya da daha doğru deyimle alınan darbenin boyutu hakkında yeterli bir fikir verir. Elbette Türk hakim sınıfları yekpare bir biçimde Kürt düşmanlığında aynı düşünmektedirler. Ancak bu kez alınan hezimet nedeniyle bir araya gelmede sorun yaşadılar.

Garê’de uğranılan hezimet rejimin eskisi gibi Newroz’u üstelikte pandemi gerekçesiyle yasaklamamasına da neden olmuştur. “Devlet aklı” savunmada, olası bir yasaklama nedeniyle yaşanacak Serhıldanlardan çekinmiş ve korkmuştur. Cizre Newroz’unda yaşanan kısa bir müdahaleye kitlenin tepkisi değerlendirildiğinde ne demek istediğimiz daha iyi anlaşılır. Kürt halkı öfke biriktirmiş durumdadır.

En ufak bir kıvılcımda patlamaya hazır durumdadır.  Tam da bu nedenle devlet Garê hezimetinden sonra yeni bir çatışmayı göze alamamıştır.

2021 Newroz’unun bir diğer farklılığı oldukça genç olmasıdır. Newroz alanlarına akan kitlenin genç ve kadın ağırlıklı olduğunu söyleyebiliriz. Bunda sanırız pandeminin etkisi vardır. Belli bir yaş üstüne uygulanan yasakların yanında çeşitli sağlık sorunları da bu yaş aralığının katılımını etkilemiş görülmektedir.

2021 Newroz’una hemen her kesimden çevrenin katılım sağladığı söylenebilir. Bir eksiklik olarak ise özellikle Alevi ilerici örgütlenmelerinin Newrozlarda daha görünür olması sağlanabilir. Bir başka ifadeyle Alevi inancına sahip halkımızın Newroz’u kendi taleplerini dillendirdiği alanlar olarak değerlendirmesi için çalışma yürütülmelidir.

Bu tablonun içerisinde 2021 Newroz’unu açıkça bir gövde gösterisi ve meydan okuma olarak da değerlendirebiliriz. Yani Newroz güçlü bir bertek olmanın yanında kendi anlamıyla bütünleşen ve yeniden anlamlaşan bir cevap oldu. Toplumda faşist saldırıların sıradanlaşmayacağının bir cevabı olmanın yanında birlikte güçlü durmanın da anlamı oldu diyebiliriz.

Birleşik Mücadele Güçlerinin kurulması ve bu minvalde örgütledikleri Newroz süreci, olağanüstü durumu kırmanın önemli bir noktası olarak Newroz reaksiyonunda yer aldı. Bunu güçlendirerek toplumsal alanlara aktarmak güçlü bir umut olmasının ötesinde gelinen noktada somut bir ihtiyaçtır. Bu somut ihtiyaç birbirinden güç alarak ilerlemeyi ortaya koymaktadır.

Bu birlikteliğin önemine dair Ebru Günay’ın şu sözlerine yer vererek yazıyı sonlandıralım.

‘Bizler Kürt Siyasi Hareketi ile Türkiye Sosyalist hareketinin stratejik birlikteliğinden güç alıyoruz. Bu fikri zenginlik ve gelenek bizim her tür baskı ve zor karşısında direnmemizi, ayakta kalmamızı sağlıyor.’

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu